Ticari Arabuluculuk

Arabuluculuk; dava yoluna gitmeden, kişilerin başvurabileceği alternatif bir çözüm yoludur. Ülkemizde de iş uyuşmazlıklarında uygulanmakta olan arabuluculuk oldukça başarılı sonuçlar ortaya çıkartmıştır ve çıkartmaya da devam etmektedir. Bunun yanı sıra; 01.01.2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar bakımından da; dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiştir. Bu düzenlemeye ilişkin kanun maddesi Türk Ticaret Kanun’un 5. maddesine eklenmiştir.

MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

 (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.

Bu düzenlemeye göre; arabulucuya başvurmadan dava açılması durumunda dava usulden reddedilecektir. Arabuluculuk süreci kural olarak altı hafta olup bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler.

Bütün ticari işletmeler ve şirketlerden, çek, bono gibi kıymetli evraktan, taşıma işlerinden, gemi ticaretinden, sigortacılıktan, bankacılıktan, ödünç işlerinden, rekabetten, fikri mülkiyetten kaynaklanan uyuşmazlıklar zorunluluk kapsamındadır.  Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olmasına ilişkin düzenleme, sadece ticari davalara yöneliktir.

Ticari davanın kapsamıysa oldukça geniştir. Bu nedenle hak kaybına uğramamak adına uyuşmazlık konusunun ticari bir dava olup olmadığı iyi tespit edilmelidir. Ticari dava kendi içinde mutlak ticari dava ve nispi ticari dava olarak ayrılmaktadır. Mutlak ticari davada, tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaz. Bu davalarda önemli olan kanun tarafından ticari dava addedilmektir. Örnek vermek gerekirse, Türk Ticaret Kanunu kapsamında sayılan tüm davalar mutlak ticari davadır. Bunun için başka bir özelliğin aranmasına gerek yoktur. Kanun bu şekilde kabul ettiği için, uygulama da bu şekilde olacaktır.